Annelerimizden çırılçıplak doğduk, ama kıyafet icat ettik. Besinler bize çiğ olarak verilmişti, ama biz ateşi icat ettik. Yürümek için ayaklarımız vardı, ama biz atları evcilleştirdik, araçlar icat ettik. Uçmak için kanatlarımız yoktu, ama biz uçakları, roketleri, uzay mekiklerini icat ettik. Beynimiz her gördüğünü aklında tutamıyordu, biz resmi ve yazıyı icat ettik. Avazımız çıktığı kadar bağırsak bile, uzağa sesimizi duyuramıyorduk, ama biz telefonu, interneti, radyo dalgalarını icat ettik. Bugün konuştuklarımız başka yıldızlardan bile duyuluyor!
Zayıf bedenlerimize ilaçlar, hasta ruhlarımıza ideolojiler ve inançlar edindik
Bunca engellemeye, bunca tutuculuğa, bunca değişim karşıtlığına rağmen; Da Vinci, Hezarfen Ahmet Çelebi ve El Cezeri gibi öncülerimiz çalışmalarıyla çığır açtı ve insanoğlunu bugünkü haline getirdi.
Artık devir, tutucu kalabalıkların arasında varolma savaşı verme devri değildir.
Artık devir, vasat insanların hükümdar olduğu ülkede, bireysel çabalarla atılım yapmaya çalışma devri değildir.
Hayır!
Artık devir, kontrolü ele alma devridir.
Bilim adamları ve teknik uzmanların iktidarda olduğu Türk teknokrasisi, Türk milletini atalarından daha kudretli bir geleceğe taşıyacaktır.