İnsanüstü Türk “Sıçrama” Teorisi

Dünyada kaç Türk bilim insanı var? Bu teorimizi anlatmadan önce, bazı gerçekleri açıklamamız gerekiyor. Elimizdeki verilere göre, yurt dışında önemli yerlerde görevlerini sürdüren 370 Türk bilim insanı var. Bu rakam, ülke içindekileri de kattığımızda 400’ü geçmiyor.

80 Milyon insanın sadece 400 tanesi bilim adamı. Bu ne demek? Türklerin sadece 0,0005’i bilim insanı demek. 200 Bin kişiye karşılık sadece bir tek bilim insanı var demek. Bilimin ne olduğunu, bizi nerelerden getirdiğini ve nerelere götüreceğini hep anlatıyoruz. Peki, bu istatistikle ileriye gitmek mümkün mü? Bu kadar insan, nasıl olur da koca bir milletin yükünü sırtlanır? Üstelik bu bilim insanlarının ezici çoğunluğu yurt dışında, başkaları için çalışıyor. Onları suçlamıyoruz, aksine onları bu duruma düşüren “zihniyeti” suçluyoruz. Türk milletinin güçsüz ve geri olmasına şaşmamak gerek.

Peki bu durum nasıl düzelecek? Bilim insanlarının sayısı nasıl arttırılabilir? Bilim ve teknoloji geliştirmek denince, (zaten büyük bir çoğunluğun umurunda olmadığını hesaba katalım) çok zor ve teferruatlı bir süreç akıllarda canlanıyor. Büyük çoğunluğun dini inançları bu duruma engel oluyor. Geriye kalanlar, bu işi ya çok zor görüyor, ya da kendisinin buna yetemeyeceğini düşünüyor. Peki, bir kodlama dili öğrenmek, 3-4 sayfa kodla küçük bir oyun veya program yazmak ne kadar zor olabilir?

3 boyutlu bir tasarım programı bilgisayarınıza indirmek, nasıl yapıldığını öğrenmek ve hayal gücünü kullanarak bir şeyler tasarlamak ne kadar zor olabilir? Dizi izlemeye ayrılan vakti, (günde yarım saat bari) herhangi bir bilim dalının kitaplarını “samimi bir merakla” okumaya ayırsanız? Gerçekten merak etseniz, bu dünya nasıl işliyor diye? Bunu yaparken, gerçek dünyayı daha iyi açıklayacak teoriler ortaya atsanız? Bunları 2 sayfa makale olarak yazsanız ve uluslararası dergilere mail atsanız? Çok mu zor? “Evrim günah!” diye bağırmak yerine, birazcık biyoloji ve jeoloji öğrenseniz? “İnsan üzerinde oynama yapmak günah!” diye bağırmak yerine, ön yargılarınızı ve size daha önce öğretilen şeyleri, bir saatliğine kenara bırakıp, “yahu acaba?” diye bilimsel kaynaklardan araştırsanız? Zaten bu güne kadar insanın sürekli olarak değiştiğini görseniz? Tıp denilen bilimin bile, bir bütün olarak, insanın doğal işleyişine dışarıdan müdahale etmek olduğunu kafanıza soksanız?

Birazcık cesur ve meraklı olmaktan başka sizden istediğimiz hiçbir şey yok. Tek başınıza zor olacaksa eğer, bekleyin! Yakında, İnsanüstü Türk Hareketi, “bilim insanı nasıl olunur” gösterecek.

Türk Bilim Akademisi’ni açtığımızda; hızlandırılmış eğitimler, beyninizin sınırlarını ortadan kaldıracak telkinler, ağır bir bilgi bombardımanı ile karşılaşacaksınız. Her insan, üstün bir yetenekle dünyaya gelir. Önemli olan, onu bulup nasıl kullanılacağını öğrenmektir. Biz, size sizi öğreteceğiz. Kafatasınızın içindeki organın nelere kadir olduğuna siz bile hayret edeceksiniz.

https://www.facebook.com/insanustuturk

https://www.instagram.com/insanustuturk/

https://www.youtube.com/insanustuturk