Sicim Teorisi Hakkında Basit Bilgiler

Fizik dünyası uzun zamandan beri iki farklı kol üzerinde ilerlemektedir. Birincisi herkesin bildiği normal Newton ve Einstein fiziğidir. Cisimlerin, gezegenlerin ve bunların oluşturduğu davranışların fiziğidir. İkinci kol ise kuantum fiziğidir. İşin ilginci, normal fizikteki kanunların hiçbirisi, kuantum fiziği dünyasında işlemez. Kuantum fiziği davranışları ise, normal fizikte görülmez. Birbirine zıt iki evren, ama aslında birbirini oluşturan aynı evren.

Sicim teorisi, bu kaos durumunu çözmek üzere geliştirilmiştir. Temel amacı, kuantum mekaniği ile Einstein’in genel görelilik kuramını birleştirmektir. Ortaya attığı görüş ise; klasik yaklaşımda “sıfır boyutlu noktalar” şeklinde tarif edilen atomaltı parçacıkların, aslında “bir boyutlu ve ipliksi varlıklar” olabileceği varsayımına dayanır. Bunlara ise sicim denir. Sicim kuramı, belirli bir biçimde titreşen ipliksilerin, kütle ve yük gibi özelliklere sahip parçacıklar gibi davranabileceğini söyler Sicim kuramı, fizik dünyasında yenidir. Daha 1980’lerde ortaya yavaş yavaş çıkmıştır. Henüz deneysel ispatlarla desteklenmemiş, matematiksel bir modeldir.

Deneysel ispatlarla desteklenmemiş bilimsel teori mi olur demeyin. Bilim dünyasında ortaya bir varsayım atılır. Daha sonra bu varsayımın “olabilirlik durumu” değerlendirilir. Olabilirlik durumu değerlendirilen varsayımlar (hipotezler) matematiksel hesaplamalara dahil edilir. İşin ilginci, fiziğin derinliklerinde gözem yapmak, bütün o kaosun matematiğini yapmaktan daha zordur. Çünkü teknolojimiz, atomaltı parçacıkları görebileceğimiz kadar gelişmemiştir. Ancak onların sebep olduğu davranışların, sebep olduğu davranışların, sebep olduğu davranışların ve onların da sebep olduğu davranışların dolaylı yoldan etkilerini gözlemlersek, çok derin matematiksel hesaplarla, o “göremediğimiz” dünyanın nasıl bir şey olduğuna dair teoriler üretebiliriz.

Mesela fizikçiler CERN’de meşhur tanrı parçacığını (higgs bozonu) keşfetmişlerdir. Bu keşiften önce, böyle bir parçacığın varolabileceği öne sürülmüş, daha sonra olabilirliği hesaplanmış, matematiği çıkarılmıştır. Son olarak higgs bozonunun dolaylı yoldan etkilerine bakılarak, kendisinin var olduğu bulunmuştur. Teknoloji geliştikçe ve atomaltı parçacıkları “deneme” kabiliyetimiz arttıkça, bu konular da yavaş yavaş netleşecektir

https://www.facebook.com/insanustuturk

https://www.instagram.com/insanustuturk/

https://www.youtube.com/insanustuturk