Size hep yakın geleceğin bilimsel-teknolojik olaylarından bahsettik. Bu sefer de uzak geleceğe odaklanalım. Ne kadar hızlı seyahat ederseniz edin, ne kadar hızlı hareket kabiliyeti oluşturan sistemler icat ederseniz edin, sonuçta “hız” kavramına bağlı kalacaksınız ve evrendeki hız sınırı, ışık hızıdır. Işık hızı ile seyahat etseniz bile, sadece bizim galaksimizin bir ucundan diğer ucuna gitmeniz 300 bin yıl sürer! Bizim galaksimiz gibi “görülebilen” 400 milyar galaksi var ve bunların her birinin arası yüz binlerce galaksi boyutunda boşluk barındırıyor. Eğer ciddi bir uzay programı ortaya koyacaksanız, ışık hızının sınırını, ışık hızını geçmeden geçmeniz gerekmektedir.

Bunun için ise tek çözüm, uzay boşluğunda yırtılmalar yaratmak ve bu yırtılmalar arasında anlık geçişler yapmaktır. Bu yırtılmaları sağlamak için gerekli enerji o kadar yüksektir ki, basit bir hesabını yapmak için bile kuantum bilgisayarlar gerekir. Üstelik elimizdeki bilgi ile bunlar sadece “teorik” kalır. Bu yırtılmaları çift taraflı sağlamak demek, evrenin herhangi bir yerine anlık olarak ulaşabilmek demektir. Bilim-kurgu mu? Evet, ancak unutmayın; bugünün bilim-kurgusu, yarının gerçeğidir. Gelecek bizim elimizde!

https://www.facebook.com/insanustuturk

https://www.instagram.com/insanustuturk/

https://www.youtube.com/insanustuturk