Öyle bir nesil düşünün ki, elinden cep telefonu düşmesin. Daha 5 yaşındaki velet, gözünü ekrandaki oyundan ayırmasın. Saçma sapan, beyin yakmak için özel tasarlanmış animasyonlar izleyerek büyüsün. En büyük zevki boşa vakit geçirmek, biraz daha büyüyünce fotoğrafına beğeni almak olsun. Böyle bir nesilden hayır gelir mi? Asla ve asla!

Çocuklar psikolojik ve bedensel olarak özel eğitilmelidir. Hem ailede, hem de okulda; bilgili, kültürlü, asil, yaratıcı düşünen, sağlıklı çocuklar yetiştirilmelidir. Askeri eğitim zinhar ihmal edilmemelidir.

Avrupalı cizvit papazları “bir çocuğu 12 yaşına kadar bize verin, gerisi önemli değil” derlerdi. Çünkü 12 yaşına kadar bir çocuk nasıl eğitilirse, karakteri de öyle şekillenir. Bizim çocuklar 12 yaşına kadar ekran başında iğrenç animasyonlar izliyor, oyun oynuyor. Böyle çocuklardan ne hayır gelir? Çocuğa bir futbol takımının oyuncularını ya da saçma bir animasyondaki karakterleri sorsan biliyor, ancak Fatih’i, Yavuz’u, Timur’u, Uluğ Bey’i, Einstein’i, Tesla’yı bilmiyor. Çünkü bunlar ona ilgi duyacağı şekilde öğretilmemiş. Bir annenin, eline abur cubur verip televizyon başına koyduğu ve “yeter ki sussun” dediği çocuktan ne beklersin? Bu çocuklar bizim ordularımıza komutan mı olacak? Uzay mekiklerimizi mi tasarlayacak? Kitap mı yazacak? Ne yapacak?

Çocuk dediğin “ben pokemonum” diye kendisini pencereden atar mı? Öyle anne ve baba olursa atar tabi. Anasını da babasını da o pencereden arkasına atmak lazım! Çocuk kendisini Fatih’in, Timur’un, yerine koyup güçlenmeye çalışmalı. Karakteri sağlamlaşmalı. Tesla’yı örnek alıp okumaya, öğrenmeye, üretmeye çalışmalı. İlla oyuna meraklıysa, bakınız Elon Musk 12 yaşında kendi oyununu programlamış, kod yazmış. Üstelik bunu satıp ailesine destek olmuş. Bizim veletlere kod ne diye sorsan, aval aval bakarlar. Anası babası öğretmemiş, çünkü onların da haberi yok!

Çocuğunu daha bebekken adam gibi bir şeylere yönlendiren anneler nerede? Var mı? Karınca yuvasını izlemeyen, toprakla oynamayan, koşmayan, bilgilendirici aktiviteler yapmayan çocuktan ne hayır gelir?

Milli kültüründen ve değerlerinden habersiz bir çocuk, büyüdüğünde tıpkı çocukken koştuğu zevkler gibi zevk peşinde koşar. Karı kız peşinde dolanır, sigara içer, içki içer, ortam arar. Parazit gibi yaşar. Sokakta birini taciz eder, birinin malını çalar. Her şey beklenir. Çocuklara küçücük yaştan itibaren gelecekteki vazifelerini, tarihini, inancını ve Türklüğünü aşılamak gerekmektedir. 12 yaşında bir çocuk, annesine “niye oyun indirmedin” diye zırlamamalı. Onu atış talimine, kampa, spora, müzeye, bilim fuarına götürmedi diye ağlamalıdır. Geleceğimizden ancak böyle emin olabiliriz.

Şimdi diyenler olacaktır; çok yoğunum “çocuğumla ilgilenemiyorum” diye. İlgilenemiyorsan neden doğurdun çocuğu? Bir çocuk yetiştirmek, dünyanın en çok özen isteyen işidir. Geleceğin teminatıdır. Gerekirse aç kal, kuru soğan ye, taş üstünde yat. Ama çocuğunu adam gibi yetiştir! Bir anne ve babanın birinci vazifesi çocuğunu doğru düzgün yetiştirmektir. Yetiştiremiyorsan hiç yapma daha iyi. Dünya’da yeterince gereksiz insan var zaten!

Hırsıza, hayduta, tavizciye, tecavüzcüye, psikopata bak. İncele! %99 oranında aile kaynaklı problem vardır. Çocukla kimse ilgilenmemiştir, anne baba yetiştirmemiştir veya başında hiç yoktur. Bu bir iddia değil, istatistiksel bir gerçektir.

Türk ulusunun geleceği için; 100 tane gereksiz insan yerine, 1 tane kabiliyetli insan evladır!

https://www.facebook.com/insanustuturk

https://www.instagram.com/insanustuturk/

https://www.youtube.com/insanustuturk