İnsanlar eşit yaratılmamışlardır. Aksine, insanlar farklı genlerle evrimleşmişlerdir. İnsanların davranışlarını ve düşüncelerini iki şey belirler. Birincisi sahip olduğu genler, ikincisi doğdukları andan itibaren maruz kaldıkları tepkiler. İnsanların eşit olması için, birebir olarak eşit genlere sahip olmaları ve aynı anda, aynı hayatı yaşamaları gerekir. Bu da imkansızdır. Kuzey kutbunda yaşayan Eskimo’larla, Sahra çölünde yaşayan insanlar eşit değildir. Farklı genetik adaptasyonlara, farklı hayat tarzlarına ve farklı algılara sahiplerdir. Çin kültüründe peynir ve süt gibi şeyler iğrenç İken, Türk kültüründe köpek yemek gibi bir şey asla yoktur. Arap çöllerinde kadınlar siyah çarşaflara kapatılırken, Pasifik adalarında misafirlere kibarlık olarak erkekler kendi karısını sunar. Sümerlerde insanların üst, normal ve köle olarak üç sınıfa ayrılması tanrıların buyruğuyken, yeni bağımsızlığını kazanmış Amerikalılara göre beyaz, zenci ve kadın olarak üç ana sınıf insan vardır. Bu sınıflar tanrının düzenidir.

“Tüm insanlar eşittir” diyen Amerikan bağımsızlık bildirgesini imzalayan adamlar bile gerçekte köle sahipleridir. Onların eşitliği beyaz erkekler arasındadır. Eski Türklerde kadın hep ön plandayken, yeni Türklerde kadınlar sadece cinsel objedir. Amerika’da 18 yaşında hala bakire olan kızlarla arkadaşları dalga geçerken, Güneydoğu Anadolu’da ailenin izin vermediği bir erkekle konuşmanın bile cezası ölümdür. Ana dili Türkçe olarak öğrenen çocukların beyin gelişimi ile, İngilizce olarak öğrenen çocukların beyin gelişimi farklıdır. Buna bağlı olarak dünyayı algılayışları da farklıdır. Albert Einstein ile Usain Bolt eşit değildir. Farklı alanlarda farklı işler yaparlar. Aynı hayat tarzı, aynı imkanlar ve aybı statüler onları mahveder. 70 yaşında hâlâ tecavüz edecek çocuk arayan pedofili Vatikan papazları ile, nesli tükenen hayvanları korumak için büyük şirketlerle sürekli kavga eden ateist doğaseverler aynı türden değildir.

Yani düşünceleriniz, fikirleriniz, kültürünüz, genleriniz, dil yapınız ve kısacası her şeyiniz diğer tüm insanlardan farklıdır. Bu farklı insanlar asla eşit değildirler, eşit haklara sahip olamazlar, eşit bir hayat yaşayamazlar. Eşitlik, cahil insanların tozpembe rüyalarıdır. Öyle bir dünya yok. Böyle bir dünyada, demokrasi denilen “yalan” asla işlemez ve daima kötü sonuçlar verir. Öyle oluyor da zaten. Çoğunluğun bir karar vermesi, o şeyi öyle yapmaz. Eğer çoğunluğa uymaya meraklıysanız, dünyada en çok mensubu olan din hristiyanlıktır, en çok mensubu olan millet de Çinlilerdir. Sadece hem Çinli, hem de hristiyansanız, demokrasiyi savunmanızda size hak veririz.

Yönetimde yetenekli olanların, bilgili olanların, sözkonusu konuda teknik uzman olanların, dünyayı iyi bilen bilim adamlarının olması şarttır. Kısacası, kendisini sürekli denetleyen ve yenileyen bir teknokrasi rejimi, kurtuluşun anahtarıdır. Teknokrasi, transhümanist zihniyetle birleştiğinde; bu birliktelik militarist bir disiplin ve ahlâkla yol aldığında, insanlık hayvanlıktan kurtulup daha üst bir canlı türüne dönüşebilir. İnsanüstü Türk Hareketinin amacı budur.

https://www.facebook.com/insanustuturk

https://www.instagram.com/insanustuturk/

https://www.youtube.com/insanustuturk