Elbette ki seçenekleriniz var.

Mesela hiçbir şey yapmadan bekleyebilirsiniz. Böylece hayatınızı sizden öncekiler gibi rutinlerin etrafında yaşar, günlük işlerle uğraşırsınız. Aptal insanlara tahammül eder, karnınızı doyurmaya çalışır, kimseye muhtaç olmadan geçinmeye bakarsınız. Bir gün birisi gelip dünyanızı başınıza yıkana ya da ölene kadar böyle devam edersiniz. Mesela başka bir seçenek olarak kurtuluş ümidinizi politikaya bağlayabilirsiniz. Size uygun gelen partiye ya da ideolojiye yardım edersiniz, politik çıkarlar için hayatınızı adarsınız. Toplantılar yapar, eylemlere katılır, coşkuyla oy kullanır, bol bol küfür eder ve duygusallık kasarsınız. Sizin gibi düşünmeyen insanlarla uzun uzun laf dalaşına gidersiniz. Böylece politik cepheleri bir oyun gibi oynayan insanların elinde piyon hayatı yaşayan, ancak kendisini bir fark yaratıyor zanneden birisi olabilirsiniz.

Çok çalışıp politik bir lider de olabilirsiniz, içinde bulunduğunuz ekonomik ve politik çıkar oyununda hayatta kalmaya ve temsil ettiğiniz fikri hakim kılmaya çalışırsınız. Tabi ki zamanınız dolup da buruşturulup atılana ya da bir hata yapıp düşene kadar. Sonunda elde ettiğiniz, en iyi ihtimalle sadece tarihin tekerrürü olacaktır. Bir dağ başına da çekilebilirsiniz tabi ki. İnsanlardan uzak, doğayla iç içe huzur içinde yaşayıp ölümü bekleyebilirsiniz. Nefes aldığınız doğa, doğal veya yapay felaketlerle yok olana kadar.

İnsanlık; gözleri bağlanmış ve başına onlarca silah dayanmış birisi gibidir. O kurşunlardan birisine karşı tedbir almaya kalktığınızda, dünyadaki çıkar sistemleri bunu yapmanıza izin vermez ve sizi boğar. Elbette ki başarsanız dahi diğer onlarca tehdit hala durmaktadır. Peki bu durumu kim düzeltebilir?

Yapay zekaya ümit bağlar mısınız mesela?

Maymunlardan %1-2 daha ileri bir DNA dizilimine sahipken, onları zerre kadar önemsemiyoruz. En iyi ihtimalle evcil hayvanımız ya da denek aracımız olabilirler değil mi? Ya da hayvanat bahçesinde, kucağınızdaki çocuğa onu gösterip şaşırtabilirsiniz. Eline bir meyve verip kendinizi iyi hissedebilirsiniz. Ya da doğal ortamlarını korumak için şirket patronları ile kavga edersiniz. O kadar. Daha ilerisi yok. Bizden binlerce kat daha zeki bir canlı bizi önemser mi sanıyorsunuz? Biz bakterilere nasıl bakıyorsak, yapay zeka da bize öyle bakacaktır.

Başka seçenekler düşünelim. Geriye ne kaldı? Batılı bilim adamları mesela? Gerçek bir transhümansit başarı sağlarlarsa bizi de kurtarırlar mı? Tüm teknolojilerin güç ve kâr aracı olarak kullanıldığı bir dünya, sizi böcek gibi ezecektir. Onlar için sadece dünya nüfusunu oluşturan ve ayak bağı olan istatistiki rakamlardan ibaretsiniz. Yeterli seviyeye ulaştıklarında, dünya nüfusunun çoğunu “yer açmak” için böcek gibi ezecekler. İnsanüstü Türk Hareketi, son derece az sayıdaki insana hitap eden bir harekettir. Çoğunluğun değil, aklını kullanabilen küçük bir azınlığın peşindedir. Birlikte çalışarak bilim geliştirebilir, dünyadaki tüm sorunları çözebilecek teknolojik güce erişebiliriz. Dünyanın görüp görebileceği en üstün medeniyetin mimarları-öncüleri olabiliriz. Bunun için parti kurup milyonlarca kişinin oyunu almaya gerek yok. Bunun için yüz binlerce destekçisi olan politik-felsefik bir hareket olmamıza gerek yok. Bize sadece akıllı ve yetenekli, birkaç yüz tane zeki insan gerek. Bilim insanları gerek. Sanatçılar ve tasarımcılar gerek. Hayal gücü sınırsız insanlar gerek. Bunlar bir araya getirilip, bizim tarafımızdan bir makine edasıyla organize edildiğinde, yapacaklarımızı hayal bile etmekte zorlanırsınız.

İnsanların içinde gizli kalmış yetenekler vardır. Biz onları çıkarabiliriz, nasıl kullanacağınızı öğretebiliriz, hiçbir yerde bulamayacağınız yöntemler ve bilgilerle sizi eğitebiliriz. Nasıl bir şahesere dönüştüğünüze kendiniz bile inanamazsınız. Böyle şaheserler organize olarak tek bir zihin gibi düşünmeye başladığında, önümüze çıkacak hiçbir güç yoktur. Bu güne kadar insanlık çok ama çok hata yaptı.

Geleceğe giden son treni kaçırmayın.

https://www.facebook.com/insanustuturk

https://www.instagram.com/insanustuturk/

https://www.youtube.com/insanustuturk