Köy kahvehanesi ile NASA arasında ne fark vardır demek gibi

Sosyalizm demek beraber çalışıp beraber yemek demektir. (Patates ya da pirinçten başka yiyecek bir şey kalırsa tabi.) Her şey ortaktır. Tüm toplum tek bir sınıf ve tek bir standarttadır. Bu sistem insan fıtratına ters olduğu için asla yürümez. Zira insanlar biyoloji bilimine göre sınıflar halinde yaşamazlar. İnsanların genlerinden tutun da parmak izlerine varıncaya kadar her şey farklıdır. Aynı anadan doğmuş, aynı eğitimi almış, aynı alanda çalışan ve aynı iş ile uğraşan kişiler bile asla aynı değillerdir. Farklı zekalar, farklı algılayışlar, farklı beyin frontal lobları ve hatta beyin yapısını fiziki olarak değiştiren farklı diller varken, insanları standartlara sığdırmak ve tek bir sınıf olarak yaşamaya zorlamak (işçi sınıfı) biyoloji ve psikoloji özürlülüğünden başka bir şey değildir. Bu sistemi istemek, homo sapiens denilen canlı türünün genetik ve psikolojik davranışlarından bihaber olmayı, bu konularda tartışmasız zırcahil olmayı gerektirir!

Kaynak bazlı ekonomide ise işçiler yoktur, köylüler yoktur, hatta avukatlar ve doktorlar bile yoktur. Bu tür işlerde ve daha nicesinde, limitli yapay zekanın kontrol ettiği üretim robotları ve analizci robotlar çalışır. İnsanlar kas gücünden ziyade beyinsel alanlarda çalışırlar. Bu çalışmaları yapmaları için genetik özellikleri incelenip özel olarak eğitilir ve genetik yeteneklerine göre işlere verilirler. Ayrıca insanlardaki bedensel ve psikolojik problemlere sebep olan genler tedavi edilir. Bir sonraki aşamada, insanların belli işlerde zaten var olan yetenekleri, genetik ıslah ile daha da geliştirilir.

Örneğin bir insanın genlerinde askeri strateji yeteneği varsa, o kişi genetik olarak Sahipkıran Emir Timur cenaplarından daha büyük bir komutan olmak üzere kodlanır. Daha sonraki aşama, bu genleri normal hayata geçirecek olan sıkı eğitim programıdır. Bu sistem; robotların kas gücü ile üretim alanında insanlardan çok daha verimli olması dolayısı ile üretimde radikal bir artışa sebep olacağından, beyinsel çalışan insanların hayatları, en az bugünün kapitalist zenginleri kadar bolluk içindedir. Ancak tabi bir yere kadar. Daha fazla zenginlik, daha fazla kaynak ve daha fazla lüks için, topluma daha fazla fayda sağlama şartı vardır.

Sosyalizmde örneğin iki yazılımcı aynı ekmeği bölüşürken, kaynak bazlı ekonomide daha iyi kod yazan, daha iyi programlar üretip daha önemli işler başaran yazılımcı daha fazla lüks içinde yaşar. Diğer yazılımcı da aç bırakılmaz, ihtiyaçları karşılanır ancak topluma daha çok hizmet etmesi için eğitimsel ve genetik ıslah yolu ile zorlanır. Genetik ve eğitim (çevre) insan davranışlarını belirleyen iki ana daldır. Sosyalizmin temeli, “terör yolu ile elde edilmiş amelelik dayanışmasına” dayanırken; Kaynak bazlı ekonominin temeli genetik mühendisliğe, limitli yapay zekaya, ileri düzey yazılım, tıp, robotik, mekatronik ve elektronik mühendisliğine dayanır.

Aynı tarlada çalışan 3-5 köylünün aynı patatesi bölüşmesi ile; bir yazılımcı, bir robotik mühendisi, bir botanik uzmanı ve bir tasarımcının; dev 3 boyutlu yazıcılarla inşa edilmiş, tam otomasyon sistemiyle çalışan bir güneşsiz, susuz, topraksız tarım fabrikasının mahsulü olan envai çeşit sebzelerle bezenmiş, son teknoloji bir laboratuvar ürünü, zenginleştirilmiş yapay etten yapılma yemeklerini yemesi aynı mıdır?