Bir gün gelecek, Türk topraklarının dört bir yanında kurulmuş olan robotik endüstriler, Türk devletini dünyanın en büyük ekonomik gücü haline getirecek.

Bu devlet ki, dünyanın diğer milletlerini bilim ve teknolojisi ile kıskandıracak. Hepsini kendisine hayran bırakacak.

Bu diğer milletlerin mensupları, Türk topraklarında yaşama şerefine ermek için kendi ülkelerini terk edecekler.

Türk milleti, kendi içinde çelikten bir makine gibi bütün olacak. İdeolojik gruplaşmalar tarihe gömülecek. Tüm milli ve manevi değerler bir bütün olarak yaşatılacak ve saygı duyulacak.

Bu ülke ki, sokaklarında serserilerin dolaşmadığı, geceleyin insanların huzur ve güven içinde uyuduğu, çalışanın hakkıyla kazandığı bir ülke olacak.

Hiçbir yetenek boşa gitmeyecek ve hiçbir başarı ödülsüz bırakılmayacak. İnsanlar sokakta gururla yürüyecekler.

Her gün televizyonlarda, Türk bilim adamlarının yeni başarılarını izleyecek, tekrar tekrar gururlanacaklar.

Her geçen gün, Türk ordularının yeni yerler fethettiğini bilecekler.

Türkonotların uzayda her gün yeni rekorlar kırdığını duyacaklar.

Türk teknolojisinin, her geçen gün daha uzak bir gezegene yaklaştığını bilecekler.

Türk genetik mühendislerinin, her gün yeni bir hastalığa kesin çare bulduğunu duyacaklar.

Türk nanoteknoloji mühendislerinin, gözle görülemeyen dünyayı fethettiğini bilecekler.

Yapay zekanın bile, tehlike arz etmeyecek şekilde icat edildiğini, kontrol edildiğini ve Türk çıkarları için kullanıldığını bilecekler.

Bilecekler ve görecekler ki, Türk milleti bir ve bütün olduğunda, düzgün eğitildiğinde, bilim ve teknolojiye sarıldığında, Türklük şuuru yeniden ayaklandığında, zamanın ve mekanın ötesine uzanan bir imparatorluk kurulacak.

Gelecek, yalnızca onu hak edenlerindir.

Gelecek Bizim Elimizde!