Sadece 1 günlüğüne sokaklardan polisler çekilse, sokaklar ne hale gelir? Rahatça yürüyebilir misiniz? Asla ve kat’a!

Yolda gördüğünüz sıradan insanlar, bir anda katillere, hırsızlara, tecavüzcülere dönüşüverir. Neden? Çünkü insanları zararlı işlerden uzak tutan şey korkudur. Dinlerde bile bir cehennem kavramı vardır. Yaratan sadece “şu doğru, şu yanlış” deseydi, kaç kişi uyardı buna? Şüphesiz ki eğer cehennem korkusu olmasaydı, insanları günahtan kimse alıkoyamazdı. Ahlaki davranan kişilerin bile çoğu, toplum baskısından korktuğu için bu davranışları yapmaktadır.

Hepiniz görüyorsunuz ki, toplumdan gizli gizli ne ahlaksızlıklar dönüyor. Çünkü insanlar korkmazsa her şeyi yaparlar. Ne düzen kalır ne de devran! Devlet yönetimi de aynen böyledir. Bizler bin yıl boyunca dünyaya hükmetmiş olan Türk milletiyiz. Bu hükümranlığımızı papatya dağıtarak almadık. Oluk oluk kan akıtarak kurduk! Bugün de bu devlet ayakta kalıyorsa, baş kaldıranların başı ezildiği içindir. Eğer karınız-kızınız sokakta tecavüze uğramıyorsa, bu; belinde silah olan polisler, dağda silahla uyuyan askerler, suçluları tıkmak için hazırda bekleyen hapishaneler olduğu içindir. Türk ulusu, gelecekte dünyaya yeniden hükmedecektir. Bu hükümranlık; hiçbir şek ve şüphe yok ki, ileri teknolojik silahlarımızın gölgesi altında olacaktır.

“Hümanizm, herkese aşırı özgürlük dağıtmak, eşitlik, herkese karşı katıksız sevgi, silah ve asker karşıtlığı, insanı insan olduğu için değerli görme” gibi düşünce virüsleri, bizi ancak ve ancak daha zayıf yapar. Bu düşünce virüsleri, bizim değil, düşman milletlerin içine sürekli yayılmalı ve böylece düşmanlar güçsüz düşürülmelidir. Geçmişte ve bugün olduğu gibi, gelecekte de her kim güçlüyse, onun sözü geçecektir. Ancak “güç” ile kurulmuş ve rayına oturmuş düzenler içerisinde gelişme mümkündür. Sorarız size, neden bugün Kongo’da ya da Filistin’de bilim adamı çıkmıyor? Neden Amerika, İngiltere, Çin ve Rusya’da çıkıyor? Çünkü buralarda huzur var, ekonomik ve askeri güç var. Buralarda kargaşa yok, anarşi yok, zayıflık yok, bölünmüşlük yok. Buralarda güvenlik var. Bu anlattıklarımız doğa kanunudur. Yer çekimi veya dünyanın küreselliği kadar açıktır. Elbetteki dünyanın düz olduğuna inanan andavalların olması gibi, insanların hepsinin iyi olduğunu, dünyayı iyiliğin ve sevginin ayakta tuttuğunu sanan andavallar da vardır. Oysaki dünyada, fırsatını bulsa karınızın-kızınızın namusuna göz dikecek olan milyonlarca insan vardır ve böyle bir durumla karşılaştığınızda, aklınızdan geçecek olan şey papatya vermek değil, elbetteki beynine bir mermi sıkmaktır!

İnsanlar genlerinden gelen dürtüler ve çevreden aldıkları etkilerle davranışlarını belirlerler. En iyi şekilde yetiştirilse bile, en ağır hayvanlıkları hiç çekinmeden yapabilecek olan milyonlarca insan vardır. Çünkü bu onların doğasında vardır. Bizim felsefemize göre insanlar, sırf insan oldukları için değerli değillerdir. Bir insanın değerli olması; davranışlarına, düşüncelerine, yaptıklarına bağlıdır. Değersiz olanların, değerli olanlara zarar vermemesinin ve mutlak düzenin sağlanmasının tek yolu ise; güç ve korkudur. Bu bir mecburiyettir.