Bizim milli mücadelemiz; 19 Mayıs’ta başlamadığı gibi, 30 Ağustos’ta da bitmemiştir! Oğuz Kağan ile yaktığımız dünya hakimiyeti idealine “Kızıl Elma” ismini verdik. Kızıl Elma uğrunda; Kore dağlarından Almanya ovalarına, Sibirya ayazından Hint sıcağına kadar yeryüzünün dört bir yanında mücadele ettik.

Yeri geldi demirden dağları erittik, yeri geldi karadan gemileri yürüttük. Yeri geldi tüm dünyanın birleşik ordularına karşı saatler içinde zafer kazanacak kadar güçlü olduk, yeri geldi 400 yıl bir vali ile idare ettiğimiz Yunanları, 2 buçuk sene Anadolu içinde dolaştıracak kadar güçsüz düştük. Ancak asla ve asla teslim olmadık! Asla mücadeleden vazgeçmedik!

Türk milleti olarak her türlü fedakarlığı gösterdik ve aradan geçen binlerce yıla rağmen hâlâ ayaktayız! Yeniden toparlanıyoruz ve geleceğin yüce Türk uygarlığını kurmak için çalışıyoruz.

Ve inanıyoruz ki; Türk milleti bilimin ve teknolojinin gücünü ele aldığında, demokrasi ve parasal sistem gibi prangalardan kurtulduğunda; teknokratik düzeni, kaynak bazlı ekonominin üzerine inşa ettiğinde, kızıl elma yeniden bizim olacak! Türk ırkının evlatları! Gelecek, sizin ne kadar çalışkan ve akıllı olacağınıza bağlıdır. Gelecek, sizin içinizde alevli volkanlar gibi patlamayı bekleyen Türklük ateşini, ne derece harlayacağınıza bağlıdır!

Asla unutmayın; Gelecek bizim elimizde!