1) Füzyon Reaktörü

Petrol ve doğalgaz gibi “fosil yakıt” denilen kaynaklardan enerji üretmek, gezegenin dengelerini ciddi anlamda yok ediyor. İnsanlar genelde sadece atmosfere olan etkilerini bilseler de, daha büyük bir tehlike okyanuslarda bizi bekliyor.

Çok bilinmese de, okyanuslar, havadaki karbon gazlarının 3/1’ini kendi bünyesine çekiyor. Havadaki karbon gazları arttıkça, okyanusların da kimyasal yapısı bozuluyor. Bu bozulma, yüz binlerce yıldır yaşayan ve milyonlarca canlıya ev sahipliği yapan resifleri yok ediyor. Sadece resifler değil, okyanus suyunun zengin mikro canlıları da yok oluyor. Büyük balık küçük balığı yer hepinizin bildiği gibi. küçük balıklar da minik balıkları yer. Minik balıklar da mikro canlılarla beslenir. Okyanus kimyasının bozulması, bu mikro canlıları yok eder. Gerisini biliyorsunuz.

Konu dışı bir bilgi olarak son 20 yılda, pasifikteki köpek balıklarının %99’unun öldüğüne de ekleyelim. Neden? Bir grup gerizekalının, köpek balığı yüzgeç çorbasının cinselliğe iyi geldiğine inandığı için. Çoğunlukla Çinliler. Yüzgeçlerini kesip tekrar suya atıyorlar hayvanları. Neyse.

Tekrar konumuza dönecek olursak, üst bir medeniyet, asla kendi içinde yaşadığı doğaya zarar vermeyecektir. Enerji kaynaklarını, sürdürülebilir ve doğa dostu olarak seçecektir. Füzyon reaktörü, bu enerji kaynakları arasından en göze çarpandır. Enerji kaynağı olarak suyun içindeki hidrojeni kullanır. Suyu kullanması, onu sürdürülebilir bir enerji kaynağı yapar mı? Bu konu tartışmalıdır. Çünkü dünyadaki okyanusların yüksek dereceli enerji kaynağı olarak kullanılması, insanlığı gerçek manada gezegenler arası bir medeniyet halinde dönüştürecektir. O seviyeden sonra, yeni enerji kaynakları bulmak zor değildir. (Mesela, Titandaki metan gazından oluşan okyanuslar.) Bu yüzden bu tekniğe “geçiş aşaması” olarak bakabilirsiniz.

Basitçe özetlemek gerekirse, nükleer reaktörler atom bombası gücündeyse, füzyon reaktörleri hidrojen bombası gücündedir. Atomları normal nükleer reaktörlerde olduğu gibi parçalamak yerine, içine çökertirler. Böylece binlerce kat daha fazla enerji ortaya çıkar. Devasa bir füzyon reaktörü görmek istiyorsanız, kafanızı çevirip güneşe bakmanız yeterlidir.

Füzyon reaktörünün tek sorunu, reaksiyon sırasında ortaya çıkacak olan milyonlarca derecelik plazmanın, dünya üzerinde şimdiye kadar var olmuş hiçbir madde tarafından tutulamayacağı. Yani elimizde müthiş bir enerji kaynağı var, fakat o kadar sıcak ki, tutacak malzememiz yok.

Bilim adamları bu sorunu, plazmayı dev mıknatıslarla boşlukta tutarak çözmeyi düşünüyor. Hem boşlukta duracak, hem de dairesel olarak sürekli akış halinde bulunacak. Füzyon reaktörü yapımı kolay bir iş değil. Kolay olmamasına ilaveten, herkese açık bir teknoloji değil. Şuan yapılmakta olan füzyon reaktörü denemelerine ülke olarak milyarlarca dolar para verseniz bile ortak olamıyorsunuz. Sadece tahmin edebildiğiniz birkaç seçkin ülke bu teknolojiyi kullanacak. Hiç kimseyle de paylaşmaya niyetleri yok gibi. Peki füzyon reaktörü gerçekleştiğinde ne olacak? Bir litre sudan alınan enerji, 300 litre petrolden alınan enerji ile eşit olacak. Hiç şüphesiz, dünyanın en büyük ve en ucuz enerji kaynağı bu birkaç ülkenin elinde geçmiş olacak. Diğer tüm milletler de onlara enerji konusunda bağımlı olacak. 2026’dan önce, bu reaktör tamamlanacak ve yepyeni bir çağ başlayacak. Daha kapitalizm falan görmediniz yani. Her şey yeni başlıyor.

İnsanüstü Türk Paylaşımlarından alınmışdır.