Türk savaşçılarının cesur olması ve cengaver olması, canını kolayca tehlikeye atacağı anlamına gelmez.

Tam tersine, Türk savaşçıların tarih boyu öncelikli meselesi kendisini korumak olmuştur. Uzun menzilli okların yapılması, atın evcilleştirilmesi ve zırh ustalığındaki gelişmeler bunun en önemli göstergeleridir.

Türk savaşçılar, tarihte ilk olarak örme-zincir zırh kullanmaya başlamışlardır. Bunları, zamanla plaka halindeki zırhlar izlemiş, daha sonra yerlerini kompozit zırhlar almıştır. Günümüzdeki çelik yelekler, eski çağlarda kullanılan plaka zırhların benzerleridir. Gelecekte ise, zırh çeşitleri savaşın kaderini doğrudan etkileyecektir. Geçmiş yüzyılın savaşlarında, en yoğun ölüm sebebi mermiler iken, artık bu durum yerini bombaların şarapnel ve basınç etkisine bırakmıştır. Üstüne üstlük, artık piyasada iz sürebilen-yönlendirilebilen mermiler vardır.

Geleceğin savaşlarında, askerlerin hayatta kalabilmesi ve işini düzgün yapabilmesi için zırh teknolojisinin geliştirilmesi şarttır.

Geçmişte; dünyanın en dayanıklı zırhlarını, en uzun menzilli silahlarını biz yapıyorduk. Gelecekte de öyle olmalıdır. Eğer Türk milleti hayatta kalacaksa, kendi zekasının ürünü olan gelişmeler sayesinde hayatta kalmalıdır. “Başkalarının çıkar hesaplarına göre varlığımız faydalı olduğu için” yaşayacaksak, hiç yaşamayalım daha iyi.

İnsanüstü Türk Paylaşımlarından alınmışdır.