Teknokrasiyi anlamak mı istiyorsunuz? O zaman hayatın işleyişine bakın. Mikroorganizmalardan tutun diğer tüm canlıların yapılarında teknokrasinin işleyişini görebilirsiniz. Günümüzdeki sistemin işleyişini vücudumuza uyarlayarak ne kadar mantıksız bir sistem yarattığımızı anlayabiliriz. Vücutta doğup büyüyen bir kan hücresi olduğunuzu düşünün. Kemik iliğinde bir kök hücre olarak doğup içinizde var olan karaktere göre oksijen taşıyabilen bir hücreye dönüşüyorsunuz. Ancak bir de bakın ne oluyor? Oksijen taşıma yeteneğiniz olmasına rağmen sizden bir sinir hücresinin görevini yerine getirmeniz isteniyor ya da bir antikor gibi mikroplarla savaşmanız isteniyor. Sizde bir süre buna karşı çıkıp sonrasında ise pes edip antikor olmak için çabalıyorsunuz ve sınıftaki diğer antikor arkadaşlarınıza bakıp yeteneksiz olduğunuzu düşünüyorsunuz. Sonrasında hayata küsüp hiçbir işe yaramaz olduğunuzu kabul ediyorsunuz.

İşte günümüzde biz bunu yapıyoruz. İnsanları kendi yeteneklerine göre değil, kurulmuş olan bozuk sisteme göre geliştirmeye çalışıyoruz. Bu da bize gerçek yeteneklerini baskılamış, hayattan kopuk ve beceriksiz olduğunu sanan bireyler yetiştiriyor. Ayrıca bu işleyişte sizi yönetecek olan hücreler de yeteneklerine, donanımına ve varoluş amacına göre değil oy çoğunluğuna göre seçiliyor. Bir sinir hücresi olup kan hücrelerinin size oy vermemesinden dolayı sistemi yönetemiyorsan ve yönetime oksijen taşıması gereken bir kan hücresi geçiyorsa burada bir yanlış var demektir. Daha da beteri hücrelerin oy çoğunluğu ile seçtiği hücrenin aslında bir virüs olmasıdır. Bu virüs hiçbir yönetme yeteneğini elinde bulundurmadan sadece vücuda yayılıp hücreleri manipule ederek hücrelerden oy toplayarak kendi yönetimini sağlamak ister.

Kurduğumuz sistem böylesine büyük bir hataya sahiptir. Bu, vücudun sağlığını şansa bırakmak demektir. Ve vücut işini asla şansa bırakmaz. Her hücrenin görevi doğduğundan ölümüne kadar bellidir. Tam bir teknokrat yapıya sahip vücudumuzda, her hücre kendi görevini yerine getirmek üzere çalışır. Bir sinir hücresi vücut kontrolünden, bir antikor düşmanlarla savaşmaktan, bir kan hücresi ise oksijen taşımaktan sorumludur.

Hatta ve hatta vücudumuz devşirme sistemini bile kullanır. Vücudumuz kendi sağlığını korumak adına doğduğundan bu yana dışarıdan kazandığı bakterilerden de faydalanır. Bu bakteriler, dış ortamdan gelir, vücuda yerleşir ve belli bir takım vitamin üretiminde vücut için fayda sağlar. Ancak bu bakterilerin fazlalığı veya vücutta başka bölgelere yayılması, vücut sağlığını bozar. Bu yüzden vücut bu bakterileri her zaman belli bir seviyede tutar. Üreyip yayılmalarına izin vermez.

İşte gerçek ve doğru sistem budur. Doğadaki sistemlere bakın ve olması gerekeni anlayın.

İnsanüstü Türk Paylaşımlarından alınmışdır.