Harita üzerinde Türkiye’ye baktığınızda ne görüyorsunuz? Dağlar, nehirler, göller, denizler ve kara parçaları.

Daha yakından bakalım, ormanları görebilirsiniz. Dağların farklı renklerde olduğunu da seçebilirsiniz. Görüşünüzü değiştirip toprağın yapısını ve toprağın altını da görebildiğinizi düşünün. Bu gezegen yeni keşfedilmiş olsaydı ve size bu coğrafyanın kaç kişiyi kaldırabileceğini sorsalardı ne derdiniz?

Öncelikle su kaynaklarının kaç kişiyi besleyebileceğine bakardınız. Bununla bağlantılı olarak insanların beslenmeleri için tarım arazileri de gerekir. Su kaynaklarından, hem tarıma hem de insana yetecek şekilde hesap çıkarmanız gerekir. Bunları hallettikten sonra, insanların yaşayacakları evleri ve şehirleri düşünürsünüz. Aklınıza gelen soru ne olmalıdır? Yeterince taş var mı? Yeterince demir var mı? Yeterince inşa malzemesi var mı? Bunlar için ne kadar iş gücü gerekir?

İnsanlara araç gerekiyor. Bu araçları üretmek için öncelikle fabrikalar kurmak lazım. Bu fabrikalarda robotların çalışacağını ve robotları da başka robotların üreteceğini var sayarsak, bunları ilk başta beden gücü ile inşa edecek insanlar gerekir. Bunların eğitimi için okullar gerekir.

Kısacası, ihtiyacınız olan herşey doğada mevcuttur. Gidersiniz, alırsınız ve tüm ihtiyaçları halledersiniz. Burada paranın rolü nedir? Hiç! Para ilk icat edildiği zaman, kaynakların sembolü olarak ortaya çıkmıştır. Elinizde ne kadar kaynak varsa, onu temsil eden bir paranız vardı. Zaman geçtikçe sembol-kaynak dengesi bozuldu. Size soruyoruz, şu an dünyadaki tüm kaynaklara karşılık gelen para var mı? Tabi ki yok. İşte büyük illüzyon burada başlıyor.

Mesela Türkiye. Türk ekonomisini gözünüzde canlandırın. Türkiye’de herkese ev ve araba yapacak kadar para yoktur. Bu yüzden yapılmaz. Peki ama neden? Neden para yeter mi diye soruluyor? Esas zenginlik kaynak değil mi? Esas soru, yeterli kaynak var mı olmalıdır. Yeterli kaynak var.

Teknokratik bir yönetim kurulduğunda, para ortadan kalkacak ve tek zenginlik kaynaklar olacaktır. Bu kaynaklar, tam zamanlı çalışan bir makine gibi işleyen devlet tarafından kullanılacak ve nüfusun ihtiyaçları karşılanacaktır. Nüfus planlaması, insanların belirli bir sayının üzerine çıkmasını engelleyecektir. Tüm üretim robotlaştırıldığı ve parasızlaştırıldığı için, insanlar hayatlarını devletlerine ve gelişmeye adayacaklardır.

Devlet tüm kaynakları elinde bulundurmalı, kontrol etmeli, kullanımını planlamalı ve insanlara bunun neticesinde refah içinde bir hayat sağlamalıdır.

İnsanlar bedensel olarak çalışmak için değil, beyinsel olarak çalışmak için vardırlar.

https://www.facebook.com/insanustuturk

https://www.instagram.com/insanustuturk/

https://www.youtube.com/insanustuturk