2001 krizinden sonra, Türk bankalarının bir daha asla batmaması için -abartarak söylemiyoruz- dünyanın en iyi bankacılık sistemlerinden birisi kuruldu. Bunu banka sektörünün içinde olanlar bilir. Daha birkaç ay önce Güney Kore’den uzmanlar bu sistemi inceleyip örnek almaya geldi. Amma velakin baş akılsız, gövde hastalıklı olduğu müddetçe, kol kası güçlü olsa ne yapacak? Hiç. Bizde de durum böyle.

İkinci dünya savaşından sonra ABD, dünya hakimiyetini sağlamak için, yepyeni bir parasal düzen kurdu. Bir paranın değeri nedir? Eskiden altın stoğunuza göre paranız değerliydi ancak yeni düzene göre tüm paralar dolara endeksli hale geldi. Artık merkez bankanızda ve piyasanızda ne kadar dolarınız varsa, o kadar değerlidir paranız. Hele ki Endonezya’dan Nikaragua’ya kadar tüm dünya ithalat ve ihracatı dolar üzerinden dönüyorsa! Peki, madem öyle, nasıl paramız değerli olur? Nasıl güçlü ekonomiye sahip oluruz? Cevap basit: dışarıya sattığınız mal, dışarıdan aldığınız maldan daha çok ve değerli olacak. Yani ihracatınız daha fazla olacak. ihracatın fazla olması demek, ülkeden çıkan dolardan çok daha fazlasının ülkeye girmesi demek.

Peki bizim ülkemizde durum nasıl? Tam tersi. Yurt dışına 5 liralık domates satıp, yurt dışından 50 bin liralık araba alıyorsak, elbetteki paramız değer kaybeder. Elbetteki turuncu bir puşt çıkıp ekonomimizle oynayabilir. Zaten bu tip ekonomiler çok hassastır ve dış yatırımcıya bağlıdır. En ufak bir siyasi krizde veya manipülasyonda yatırımcılar kaçar ve siz yine ihracat-ithalat dengesizliği yüzünden kaybetmeye başlarsınız. Şimdi böyle dedik diye tüm suçu devlete, hükumete attığımızı düşünebilirsiniz. Asla ve kat’a! Evet yönetimin büyük rolü var ama bir piyasada ekonominin ana unsuru üreticilerdir.

Apple bir telefon şirketi. Microsoft bir yazılım şirketi. Amazon bir tekno-dağıtım şirketi. Tesla bir elektrikli araç şirketi. Amerikan ekonomisi bunların üzerinde duruyor. Bireysel girişimciler çıkıp bir teknoloji üretiyorlar ve bunu tüm dünyaya satıyorlar. Şimdi hiç şaşırmayacağımız bir tepki vereceksiniz “yaaa devlet bize yardım mı ediyor da teknoloji üretelim” diye.

Bu tip insanlara sözümüz yok, size aklı ve şuuru soksak bile girmez! Elon Musk’a devlet yardım mı yaptı? Hayır! Adam eşek gibi sabahlara kadar çalıştı, kıç kadar garajda 3-5 arkadaşıyla birlikte araba üretti. İşini büyüttü ve şimdi dünyanın en zenginlerinden biri olup devletine yardım etti.

Siz devlete yardım edeceksiniz!

Siz bir şeyler üreteceksiniz!

Oturduğu yerden hiçbir şey yapmadan her şeyin en iyisini devletten bekleyen ve olmayınca da sadece eleştiri yapanlar hiçbir şeyi hak etmeyen etrak-ı bi-idraklardır! Velhasıl bu sözümüz aklı ve mantığı yerinde olan Türk gençlerinedir. Gençler! Facebook sadece bir yazılım olarak başladı. Ama bugün 300’den fazla uçağı olan Türk Hava Yollarından daha değerli. Neden? Çünkü teknolojik bir üretim var, yeni bir fikir var. Siz fikir icat edeceksiniz. Ya olmayan bir şey yapacaksınız, ya da var olanın daha iyisini yapmaya çalışacaksınız.

Gerekirse inşaatta amelelik yapacaksınız, biriktirdiğinizi fikirlerinize yatıracaksınız. Yılmadan deneyeceksiniz ve başarıp ülkenize faydalı olacaksınız. Ne kadar çok fikir üretip hayata geçirirseniz, bu ülke o kadar iyiye gider. Aksi halde oturduğunuz yerden zırlamaya devam edersiniz.

Gelelim geleceğe.

Parasal sistem bir oyundur. Çok çalışırsınız, çok kazanırsınız, dünyaya bin türlü malzeme satıp dünyanın en zengini olursunuz. Ancak sonuç olarak paranın sahibi ABD’dir. Para dolara endekslidir. Her şeyden önce para bir semboldür. Ve bu sembol gerçek kaynakların çok küçük bir kısmını temsil etmektedir. Esas olan kaynaklardır.

En basit olarak özetlemek gerekirse, ekonomik bir krizde insanlar neden aç kalır? Tarla yerinde duruyor. Fabrika yerinde duruyor. Ham madde yerinde duruyor. İş gücü yerinde duruyor. Ancak kimse hareket edemiyor. Çünkü sembol yok! İnsanlar sembole o kadar alıştılar ki, onu gerçek zenginlik olarak görüyorlar. Esas olanın kaynak olduğunu unutuyorlar.

Gelecekte, çok çalışıp, çok üretip, dünyanın en güçlü ekonomilerinden biri olduktan sonra, aşama aşama yeni ekonomimize geçmeliyiz. Yeni ekonomi; limitli yapay zeka ve robotik destekli kaynak bazlı ekonomi olmalıdır. Böylece para denen prangadan tamamen kurtulur ve kaynaklarımızı en verimli şekilde kullanıp dünyanın en büyük gücü olabiliriz.

Geleceğin yüce Türk uygarlığını ancak böyle kurabiliriz.

Gelecek Bizim Elimizde!

İnsanüstü Türk Paylaşımlarından alınmışdır.

https://forum.insanustu.org/

https://www.facebook.com/insanustuturk

https://www.instagram.com/insanustuturk/

https://www.youtube.com/insanustuturk